TULUM

Tulumun Tarihi

     Tulum, Çayelinden doğuya doğru Pazar, Ardeşen, Hemşin, Çamlıhemşin, Fındıklı, Arhavi, Hopa, Borçka, Şavşat, Yusufeli, İspir ve Şebinkarahisar ilçelerinin köylerinde, ayrıca güneyde Gümüşhane ve Erzurum illerinde daha çok düğünler ve yayla şenliklerinde çalınmaktadır.

     1923 mübadelesi öncesinde Trabzon’lu Rumlar tarafından Santa, Gümüşhane, Maçka, Krom ve İmera bölgelerinde çalınmak-taydı. Sürmene ve Çaykara Holo köylerinde, Şebinkarahisar’da bir iki kuşak öncesine değin kaval ve kemençe kadar olmasa da tek tük tulum çalanlara rastlanmaktaydı. Tulum yapılacak keçi yavrusunun (çebiç) bir yaşından küçük olmamasına dikkat edilir. Daha küçük hayvanların derisi çok yumuşak olduğundan çabuk deforme olmaktadır. Deri zedelenmeden çıkartıldıktan sonra, küllü suda 2-3 gün bekletilerek tüylerin kendiliğinden dökülmesi sağlandıktan sonra tabak-lanır. Tulumun kuruyup hava kaçırmaması için sürekli olarak yağlanması (genellikle badem yağıyla) gerekmektedir, aksi halde de-forme olup özelliğini kaybetmektedir.

     Özellikle Hemşin ve civarında göze hoş görünmesi için, tulumun üzeri çeşitli desenli kumaşlarla kaplanmaktadır.

     Tulumun içi hava ile doldurulan gövde bölümüne “guda”, “dankiyo”, “post”, “göv-e” adları verilmektedir.

     Evliya Çelebi Seyehatnamesi’nde “tulum duduki”  olarak geçen enstruman, Trakya’da gayda (Bulgaristan gaida, Makedonya gaj-de), Ermenistan’da parakapzuk, Gürcistanda gudastvri, Acaristan’da çiboni, Marj’larda (Çerkes) shuvyr, Çuvaşlarda sahbr, shapar, Macaristanda duda (Türkçe düdük) olarak bilinmektedir

Tulumun Yapısı

     Tulum üflemeli çalgılar ailesinden olup sürekli sesle ezgilerin elde edildiği bir çalgıdır. Doğu Karadeniz tulumu (Pontik tulum), kendi türleri içinde en ilkel yapıda olanıdır.

     Dudula (ağızlık), Torba (deri), ve Nav olmak üzere üç kısımdan oluşur. Dudula kısmı tulumun deriden yapılan torba kısmına hava göndermeye yarayan bölümdür. Torba kısmı ise hava depolamaya yarar ve koltuk altından bastırılarak nav kısmına sürekli hava gitmesini sağlar. Nav kısmı ise ve Analık ve Dillik adı verilen ve ezginin elde edildiği bölümleri taşıyan kısımdır.

Tulum Nasıl Çalınır


     Tulum, torbası koltuk altına, dudulası ağıza gelecek şekilde ve elleriniz nav kısmına yerleştirilerek tutulur.

     Öncelikle duduladan üflenerek torba kısmı şişirilir. Bir elinizin işaret ve orta parmağı üst iki deliği; diğer elinizin işaret, orta ve yüzük parmağı alt üç deliği kapatacak şekilde parmaklarınız nav üzerine yerleştirilir. Torba dolduktan sonra üflenen hava dudula ucundaki tek yönlü valf sayesinde geri kaçmaz. Tulum çalan kişi (tulumcu) bu esnada nefes alır. Üflenmediği sürece torba kollarla sıkıştırılarak sürekli hava temin edilir. Sıkışan hava mecburen, nav içinde bulunan çibunlardan geçer ve ses çıkararak dışarı çıkar. Parmaklarla analık üzerindeki delik çiftlerini oluşturan deliklerin ikisinin birden veya birinin kapatılması ya da delikler üzerinde parmakların titretilmesiyle değişik sesler elde edilir. Bu hareketlerin değişik versiyonlarının birlikte yapılması sonucu da tulum ezgileri (kaydeler) oluşturulur.


Nihat Ataman



 
 
ANASAYFA | FORUM |TULUM | SOHBET | LİNKLER| İLETİŞİM


Copyright © dumanlidaglar.com